Bülbül ile Oduncu

Bir varmış bir yokmuş.. Ormanda yaşayan fakir bir oduncu varmış. Odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş. Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül… Okumaya devam et Bülbül ile Oduncu

Obur Kaplumbağa

Bir varmış, bir yokmuş. Yeşil mi yeşil, güzel mi güzel bir orman içinde iki arkadaş kaplumbağa yaşarmış. Birinin adı Pıtır diğerininki ise Çıtır imiş. Pıtır ile Çıtır çok iyi arkadaşmış. Pıtır, hareketli, yardımsever, çalışkan, dost canlısı bir kaplumbağaymış. Çıtır ise tembel, dünyayı umursamayan, herkesten uzak durmayı seven bir kaplumbağaymış. Tek arkadaşı Pıtır imiş. Pıtır ve… Okumaya devam et Obur Kaplumbağa

Aç Gözlü Köpek

Zamanın birinde küçük bir kasabada yaşayan bir köpek varmış. Bu köpek çok hırslı ve aç gözlüymüş. Bir gün yemek bulmak için şehrin sokaklarını yavaş yavaş dolaşıyormuş, dolaşırken küçük bir kemik parçası bulmuş. Bulduğu kemik parçasının sevinciyle evine dönmek için yola koyulmuş. Evine giderken dar bir köprüden geçiyormuş ve köprünün aşağısı bir nehirmiş. Nehir olduğunun farkına… Okumaya devam et Aç Gözlü Köpek

Kibritçi Kız

Zamanın birinde kibrit satarak ailesine destek olan küçük bir kız varmış. Bu kız sürekli kibrit sattığı içi ona “Kibritçi kız” derlermiş. Çok soğuk bir yılbaşı gecesi elinde kibritleriyle karşıya geçip kibrit satmaya hazırlanıyormuş bu küçük kız. Soğuktan tir tir titrerken üstüne gelen arabayı son anda fark etmiş. “ Yolun ortasında ne işin var kenara çekilsene… Okumaya devam et Kibritçi Kız

Öfkeli Tavşan

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde ormanın en güzel yerinde bir tavşan yaşarmış. Bu tavşan çok sinirliymiş herkese ters cevaplar vererek onların kalbini kırıyormuş.Günlerden bir gün tavşanın çok ama çok sevdiği bir eşek arkadaşı yanına gelmiş. Eşekle güzel vakit geçiren tavşan güzel güzel oyun oynarken tavşan birden çok sinirlenmiş ve arkadaşı… Okumaya devam et Öfkeli Tavşan

Minik Serçe

Günlerden bir gün çok güzel bir kasabada yaşayan iki arkadaş varmış. Bu arkadaşlardan erkek olanın ismi Berk, kız olanın ismi ise Pelin’miş. Bu iki arkadaş çok iyi anlaşıyorlarmış fakat birbirlerinden çok farklılarmış. Berk, hiç kitap okumayı sevmez, vaktini hep televizyon başında geçirir, sürekli bilgisayarda oyun oynarmış. Pelin ise zamanını iyi değerlendirir, bazen ders çalışır, sık… Okumaya devam et Minik Serçe

Aslan ve Küçük Fare

Bir varmış, bir yokmuş.. Yemyeşil ağaçlarla dolu ormanda yaşayan bir küçük fare varmış. Bir gün bu küçük fare, ormanda kendi kendine oynarken yanlışlıkla uyuyan bir aslanın pençesini ezivermiş. Aslan, ne olduğunu anlamadan uyanmış ve karşısında küçük fareyi görür görmez pençesiyle onu avuçlarının içine almış. Ve tam fareyi yutmak üzereyken;Küçük fare :“Lütfen beni yeme. Ben daha… Okumaya devam et Aslan ve Küçük Fare

Kurbağa Prens

Güzel bir akşam, genç bir prenses şapkasını ve ayakkabısını giydi ve tek başına bir ormanda yürüyüşe çıktı; ortasında bir gül bulunan serin bir su kaynağına gelince, biraz dinlenmek için oturdu. Şimdi elinde en sevdiği oyuncağı olan altın bir top vardı; ve onu her zaman havaya fırlatır ve düşerken tekrar yakalardı. Bir süre sonra o kadar… Okumaya devam et Kurbağa Prens

Fırıncının eli nasıl yandı?

Bir varmış bir yokmuş… Zamanın birinde kendini çok akıllı sanan bir fırıncı varmış. Fırınında yaptığı ekmekleri satarken hep az malzeme kullanır, ekmeği alanlar fark etmesin diye tartarken poşetine ağırlık koyup tartarmış. Böylece zengin olacağını düşünür, alacağı kocaman arabanın hayalini kurarmış. Günler, aylar, yıllar geçmiş… İstediği paranın birikmesine çok az bir zaman kaldığını hesaplamış. Çok beklemekten… Okumaya devam et Fırıncının eli nasıl yandı?

Balıkçı ile Balıkçık

Bir varmış, bir yokmuş. Bir köyde Alaaddin adında iyi kalpli, fakir bir balıkçı yaşarmış. Alaaddin her gün balığa çıkar, tuttuğu balıkları kasabanın pazarında satarmış. O sabah yine erkenden kalkıp denize açılmış. Bugün güzel balıklar yakalayacağını umuyormuş. Ağını denizin mavi sularına salmış. “Attım ağzına, gitsin boğazına” diye bir tekerleme söylemeye başlamış. Bir süre sessizce beklemiş. Sonra… Okumaya devam et Balıkçı ile Balıkçık